OKULLARIMIZDA EĞİTİMİN ÖNEMİ
Toplumda eğitimin amacı, yeni kuşaklara bir kültür birikimini aktarmak, gençlerin davranışını yetişkinlerin hayat tarzı yönünde biçimlendirmek ve onları gelecekteki toplumsal yönlerine doğru yönelmektir. Bu eğitimi okullarda ya da okul niteliği taşıyan kuruluşlarda öğretmenliği meslek edinmiş kişilerce sürdürülür.
Çağdaş bir toplum olabilmek ve yarınlarımızı güvence altına alabilmek için öğrencilerimizi bireysel ve toplumsal düzeyde, onların yetenek ve niteliklerini ancak çağdaş ve kaliteli eğitim ile harekete geçirebiliriz.
Eğitimde kaliteyi yakalamamış toplumlar diğer sahalarda ne kadar başarılı olursa olsunlar hiçbir zaman başarıda kalıcı olamazlar. Onların başarısı bir denizköpünden farksız olamaz.
Atatürk diyor ki ” Eğitim bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum halinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalet terk eder.” Öğretmenim, ülkemizde barışı, kardeşliği bayraklaştırmak istiyorsanız, önce kendi gönlünüzle başarmak üzere, öğrencilerinizin gönlüne bir kaneviçe işler gibi sevgiyi işlemelisiniz. Öğrencilerinizin yamaçlarında sevgi tohumları yeşermedikçe ve öğrencilerinizin bağrına bahar yağmurları gibi sevgiyi yağdırmadıkça, dünyada kan ve gözyaşı eksik olmayacaktır.
Ahlaki değerlerimize önem vermedikçe, toplumumuzda aile değerlerimiz zayıflamış, aile fertlerinin birbirine saygısı kalmamıştır. Eğitim bir sevda, bir yürek işidir. Öğretmenlik ise bir gönül işidir. Yüreğini ortaya koymayan ve gönlünde zerre kadar öğrenci sevgisi olmayan öğretmenler bu çetin sorumluluğun altından kalkamazlar.
Eğitim sistemimiz, eğitim-öğretim hep eğitimi baştan söyleriz. Milli Eğitim Bakanlığı Müfettişleri ve Milli Eğitim Müdürlüğü müfettişleri, okullarımızdaki eğitim-öğretim çalışmalarını denetlerken, yalnız öğretimi denetliyorlar. Öğretmen öğrencilerini bilgi yönünden iyi yetiştirmiş mi? Eğitimi asla denetlemezler. Öğretmenim, öğrencilerinizin kafasına bütün dünya bilgilerini koyun. Ama bu öğrencilerinizde ahlâki değerlerimiz yoksa onların kafasında sevgi, saygı, hoşgörü, vatan sevgisi, bayrak sevgisi, Atatürk sevgisi ve ana-baba sevgisi yoksa bu öğrenciniz iyi bir mevkiye gelir. Ama köşeyi dönmek için her türlü ahlâksızlıkları yapar. Topluma zararlı bir insan olur.
Öğrencinin eğitimi ailede başlar. Ama anne ve baba iyi bir eğitimci olamaz. Ya çocuğu şımartır, ya da bir baskı uygular. İşte bu nedenle çocuğun eğitimi ilköğretim 1. sınıfından başlar. Bu eğitimi 5 sene boyunca sınıf öğretmeni verir. Bu sınıf öğretmeni ideal bir öğretmense öğrencilerinin geleceği iyi olur. Sınıf öğretmeni ideal bir öğretmen değilse öğrencilerinin geleceği karanlık olur.
Hayatımıza bilgisayar girdiyi için öğretmenlerimizde pasif duruma geldi. Okutacağı sınıfın yıllık, ünite ve hatta günlük plânlarını bilgisayardan çıkarıyor. Okul müdürü de imzalıyor. Acaba bu plânlar kendi bölgesine göre hazırlanmış! Hayır. Gelecek bir günde sınıfında neler yapacağını nasıl bilir? Bilgisayardan çıkarılan günlük plân kendi sınıfının seviyesine göre mi hazırlanmış? Hayır. Bir öğretmen sınıfına girmeden, sınıfında hangi konuyu işleyeceğini, neler yapacağını, öğrencilerin seviye durumunu, neler öğreteceğini, dersin amacını, kullanacağı araç ve gereçleri önceden plânlamalıdır. Ders içinde zaman zaman da eğitime önem vermeli. Öğrencilerine sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü vermelidir.
Süleyman ÖZBAKIŞ Ö
12 Ekim 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder