14 Eylül 2009 Pazartesi

MİLLİ EĞİTİM BAKANINA
Sayın Bakanım, Bu sene lise son sınıflar 50 gün okula gitmediler. Sınıflar boş. Dershanelerden ve özel hocalardan ders aldılar. Neden? Eski Sayın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik Beyefendi giderayak, lise son sınıflarda öğrenci devamsızlığını 50 güne neden çıkardı? Sanki dershanelere ve özel öğretmenlere ”Biz yetiştiremiyoruz. Alın siz yetiştirin ! ” dercesine. Peki, mali durumu iyi olmayan öğrenciler ne yapacak? Okullarınızdaki öğretmenleriniz yetiştiremiyorsa, niçin onlara maaş ve ücret ödüyorsunuz? Sayın bakanım bu eğitim sistemimizi değiştiriniz. Modern, çağdaş ve bilhassa milli bir sistem getiriniz. Sınıfta kalmayı geri getiriniz. Tüm öğretmenleri, sözleşmeli yapın. Buna karşılık, insanca yaşayacağı yüksek bir maaş verin. Örneğin 3000 TL. Sözleşmesinde, başarısının %80 in altında olması durumunda, görevine son verileceğini yazın. O zaman devlet okullarımız dershanelerden daha başarılı olmaz mı? Dershaneler de kendiliğinden kapanmaz mı?
Milli Eğitim Müdürlerini ve diğer okul müdürlerini atarken, tüm riskleri göze alabilen, ekonomik, siyasi, sosyal, teknolojik ve kültürel alanlarda görülen hızlı değişiklerin gerisinde kalmayan, dinamik hırslı, yaratıcı, girişken, başarıya ant içmiş, çağdaş ve modern lider müdürler olmasını sağlayın Hala bu günde despotça bir eğitim uygulayan müdürler var.
Bugün itibariyle Kilis ilinde birleştirilmiş okullar dahil 56 tane ilköğretim okulu ile 9 tane Anadolu ve meslek okulları var. 56 ilköğretim okulundan mezun olanlar Anadolu okullarından birine giremezse, bunlara karşı 1tane (Ekrem Çetin Lisesi)var. Bu lisede her sınıfta 60 öğrenci var. Bu kalabalık sınıflarda eğitim ve öğretim yapılabilir mi? Koskoca ilde bir tane düz lise!
Sınıflarda ders yerine sohbet eden, “Sallabaşı al maaşı. Çalışsam da bir çalışmasam da bir” diyen öğretmenler var. Okullarımızda vekil müdürler var. İlköğretim okulu 3. sınıfında okuma-yazma bilmeyen ve 7. sınıfta ki öğrenci (pi)sayısının ne olduğunu bilmiyorsa, bu çocuklar nasıl okur? Suçlu kim? Elbette öğretmen. Öyle öğretmenler yetiştirmeliyiz ki, başta öğretmen çocuğu sevmeli . Çocuğu sevmeyeni öğretmen yapmayın. Sınıf öğretmenliği ve branş öğretmenliği 0kullarına öğrenci alırken ÖSS de yüksek puanlar alanları alınız. Sosyal adaleti ve eşitliği istiyorsanız, dershaneleri kapatın. Çocuklarımız,, vatanını, devletini, bayrağını seven, Atatürk ilkeleriyle uyumlu, inkılâplarıyla tutarlı, büyüklerine saygılı, kaliteli öğretmenlerin olduğu, devlet okullarında okusun.
Süleyman ÖZBAKIŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder