1 Ekim 2009 Perşembe

EĞİTİM SİSTEMİ VE MÜFREDAT PROGRAMI

Uluslar arası sınavlarda ve üniversite giriş sınavlarında “Sıfır” alan öğrencilerimizin sayısı her geçen yıl biraz daha artıyor. Peki, bu öğrenciler, hiç bir soru çözmeden liseden nasıl mezun oldu? Türkçe sorularına hiçbir cevap vermeyen on binlerce öğrenci nasıl okuyor? Ve okuduğunu nasıl anlıyor? Bu öğrencilerin hocaları ne düşünüyor? Yetkililer ne düşünüyor? Bu sınav sonuçlarından kim sorumlu? Bütün bunlar, eğitimimizdeki sorunların sürekli gündemde kalmasına neden oluyor.
Eğitim sistemimiz ve müfredat programlarının yetersizlikleri bir yana okullarımızın fiziki yapısı ve donanımlarında büyük sorunlar var. Örneğin Kemaliye İlköğretim Okulunun 8 adet sınıfı var. Öğretmen odası bile yok. İnönü ilköğretim okulumuz ise hala 5. sınıfa kadar okutuyor. Okullarımızın fiziki yapısı ve Tüm okullarımız yeniden donanımla
Güçlendirilmelidir.
Öğrencilerimiz 1.sınıftan 8. sınıfa kadar aynı okulda öğretim görüyorlar. Aynı koridorları ayni tuvaletleri kullanıyorlar. Oysa bu sınıflarda okuyan yaşları arasında ciddi bir fark var. Küçük öğrenciler böyle bir ortamda büyük öğrenciler tarafından eziliyor ve bir baskı altına alınıyorlar. Mutlaka bunun önüne geçilmelidir.
Eğitimimizde fırsat eşitliği de yoktur. Büyük kentlerimizde. güzel, modern okullarımız var. Ama bazı il. İlçe ve köylerimizde durum çok farklı. Parası olan çocuğunu dershaneye gönderiyor. Elbette sınavlarda fakirin değil zenginin çocuğu başarılı oluyor. Müfredat programımız yeniden ele alınmalıdır.
Görevde olan öğretmenlerimizi değiştirmek kolay değil. Onları bakanlığın veya milli eğitimin müdürlüğünün açacağı eğitici kurslarda yetiştirmelidir. Öğretmenleri yetiştirirken onları tam bir eğitmen ve çocuğu seven, vatanını, bayrağını, devletini seven, Atatürk ilkeleriyle uyumlu, inkılâplarıyla tutarlı, hoşgörülü ve insan sevgisiyle dolu öğretmenler olarak yetiştirmeliyiz.
Dershanelerdeki öğretmenlerin maaşları yüksek ve sözleşmeli öğretmenlerdir. Sözleşmeli oldukları için, çalışmak ve iyi bir eğitim uygulamak zorundadırlar. Mezun olan öğretmenlerimize de yüksek bir maaş vererek, kesinlikle sözleşmeli yapmalıyız. Böyle öğretmenlerin olduğu okul kaliteli bir eğitim uygulayarak başarılı olur.



Süleyman ÖZBAKIŞ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder